deryayla

Archive for Şubat 2010

> İyi akşamlar şekerler,bu aralar kek-ekmek gidiyoruz bakalım.MELEĞİMİN hedi yesi olan makinam Melekte ekmek dene meleri yapmaya bayılıyorum. Meleğime tekrar sonsuz teşekkürler.Kek yapmak için aldı ğım kuru meyveler çarptı gözüme hemen neden olmasın dedim.Kek gibi ekmek olur:))İşte sonuç:))
MALZEMELER
3 su bardağı un
Yarım su bardağı süt
2 çay kaşığı tuz
2 çay kaşığı şeker
2 çay kaşığı DR.Oetker instant(toz)maya
Yarım su bardağı bir miktar haşlanmış kuru karışık meyve
YAPILIŞI
-İlk iş olarak kuru meyveleri 1 su bardağı suda 5 dakika haşlayıp süzüyoruz.
-Ekmek makinemizin haznesine un,maya ve meyve hariç tüm malzemeyi koyuyoruz.
-Un ve mayayı serpiyoruz.
-Makinayı normal ekmek ayarında çalıştırıyoruz.
-Malzemeler karışınca kuru meyveleri serpip pişmeye bırakıyoruz.
AFİYET OLSUN…
DİĞER EKMEKLERİM BURADA…

Reklamlar

>
Hepinize iyi akşamlar şeker ler inşallah hepiniz harikasınızdır.Benim için yoğun günler devam ediyor:((Allah hepimize kuvvet ve sabır versin hepinizi çokkk öpü yor ve leziz kekimle başbaşa bıra kıyorum.Etkinlik için HAYATTAN AZICIK arka daşıma yolluyorum.
MALZEMELER
KEK İÇİN
3 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
2 adet rendelenmiş havuç
2 su bardağı iri ceviz
KREMASI İÇİN
1 su bardağı süt
1 paket krema
1 çay bardağı şeker
2 yemek kaşığı nişasta
ÜSTÜ İÇİN
File fıstık
File badem
YAPILIŞI
-Kek malzemelerini yazılış sırasıyla çırpıyoruz.
-En son havuç ve cevizi ilave edip tahta spatula ile karıştırıyoruz.
-Yağlanmış yuvarlak borcama döküp önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişiriyoruz.
-Kreması için krema hariç tüm malzemeyi topaklanmadan pişiriyoruz.
-Ocaktan alıp kremayı ekleyip mikserle çırpıyoruz.
-Kek ılınınca üstünü krema ile kaplayıp file fıstık ve bademle süslüyoruz.
AFİYET BAL ŞEKER OLSUN…
DİĞER KEK TARİFLERİM BURADA…

>
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 107)
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili” denir.
O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Âl-i İmrân, 164)
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi
Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün’necat” olan mevlid kitabı O’nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O’nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.Bununla beraber, O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.O âlemlerin Rabbinden, “Alemlere rahmet olarak gönderildi.” Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O’na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O’nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı. O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O’nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:
“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.”(Sebe, 28) İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O’nu örnek almak, Kur’an’a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)’nın ifâdesiyle O’nun ahlâkı Kur’an’dı. (Müslim, Misâfirîn, 139). Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:
“Andolsun, Allah’ın rasûlünde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21)Bu geceyi nasıl ihya edelim?Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber’in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O’na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir
Tesbih Namazı kılalım, bir de Hatm-i Enbiyâ yapalım. O’na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz. Unutmayalım… Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah’ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir…
“De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmrân, 31)

>

Şekerler iyi akşamlar bu kez bir duyuru ile geldim:))Yılların markası KİNG kendi adıyla açtığı blogta takipçilerine sürpriz hediyeler veriyor.Bunun için yapmanız gereken,bloğu izlemeye almanız ve yarışmayı duyurmanız.
Kısaca yapmanız gerekenler;
1.http://kingdunyasi.blogspot.com adresinde yer alan blogumuza üye olmak.
2.Blog sayfanızda kampanyamızı duyurmak.
3.www.king.com.tr’de yer alan King Ladies Club’a üye olmak
4.Üye olduktan sonra Ad, Soyad, Adres, Yaş, Meslek, Medeni Durum ve Gsm bilgilerinizi tam olarak doldurup kingdunyasi@gmail.com adresine yollamak.

>Hepinize mutlu haftalar şekerler nasılsınız.Ben çok şükür daha iyiyim dün gele neksel arkadaş toplantımız vardı ayrıntılar bir dahaki postta inşallah:)Bu akşam sizlerle bizim çok sevdiğimiz bir lezzet paylaşıcam.Canımcım BİRSEN‘ciğimin düzenlediği DAVET YEMEKLERİ etkinliğine gönderiyorum.
MALZEMELER
2 adet tavuk butu
2 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı biber salçası
Tuz
Pulbiber
Karabiber
2 su bardağı pirinç
2 su bardağı tavuk suyu
YAPILIŞI
-Tavuk butlarını iyice haşlıyoruz,suyunu pilav için ayırıyoruz.
-Ilınınca ellerimizle parçalıyoruz.
-Tavaya 2 adet kuru soğanı piyazlık doğruyoruz.
-Bir yemek kaşığı sıvıyağda soğanı pembeleştiriyoruz.
-Parçaladığımız tavuk etlerinide ekleyerek kavuruyoruz.
-Salçasını,tuzunu ve baharatlarınıda ekleyip karıştırıp altını kapatıyoruz.
-Ortası delik kek kalıbımızı çok az yağlıyoruz.
-Hazırladığımız tavuklu harcı kalıbın altına bastırarak yerleştiriyoruz.
-2 su bardağı pirinci yıkayıp iyice süzdükten sonra tavukların üstünü tamamen
kapatacak şekilde kalıba yayıp bastırıyoruz.
-Tavuğu haşladığımız sudan 2 su bardağını üstüne gezdiriyoruz,kalıbı folyoyla
kapatıyoruz.
-Önceden ısıtılmış 175 derece fırında yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz.
-İlk sıcaklığı geçince servis tabağına ters çevirip servis yapıyoruz.
NOT:Kesinlikle çok leziz bir yemektir.Fırında buharla piştiği için asla fazla yağ koymayınız.tavuğun kendi yağıyla harika bir lezzet ortaya çıkıyor.

>Hepinize iyi akşamlar şekerler.Mutlu hafta sonları dilerim hepinize.Çok şükür ESRAM ve minik prensesim DURU hastaneden çıktılar.Hava bahardan kalma ben süperim:))Epeyidir ekmek yapmadığımı farkettim ve sabahları erken kalktığım için ben evde olmasam bile eşim ve küçük prensim evde kahvaltıda yesinler diye hemen ekmeği mayaladım.Bu sefer Melekte yapmadım ekmeği:))

MALZEMELER
500 gr.SİNANGİL Kepek ekmeği unu
Yarım su bardağı SİNANGİL Tam buğday unu
Yarım paket yaşmaya
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı zeytinyağ
Ilık su
Üstü için susam,çörekotu
YAPILIŞI
-Ekmeğimizi yoğuracağımız derin kapta mayamızı ılık suyla eritiyoruz.
-Tuzunu ve zeytinyağını ekliyoruz.
-Kepek ekmeği ve tam buğday ununu ekleyip yoğurduktan sonra üstünü kuru bezle örtüp mayalanmasını bekliyoruz.
-Mayaya gelince tekrar yoğurup yağladığımız tart kalıbının içine hamurumuzu güzelce yayıyoruz.
-Üstüne susam ve çörekotu serpip önceden ısıtıl mış 170 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

>

İyi akşamlar şekerler ilaç tedavim devam ediyor biraz daha iyiyim şükür.Pazar günü dostlarımızla 3 aile Uludağ’da kar pikniği yapmaya gittik.Şehirde hava sıcak lığı 7 derece iken dağda 2 dereceydi ve kar yağışı vardı.Çok soğuk olmasına soğuktan titrememize rağmen güzel bir gün oldu.
Tabii mangal işi eşime kaldı.Bir Adanalı olarak kebap ve mangal işinde gerçekten harikalar yaratıyor.Uludağda kar kalınlığı yaklaşık yarım metre idi.Bata çıka zor yürünüyordu.Ama manzara o kadar güzeldiki anlatamam.Soğuktan fazla resim liyemedim aslında.Hepinizi kocaman öpüyorum…







Blog Stats

  • 132,310 hits

En Fazla Tıklananlar